CMK m. 91(7) uyarınca, gözaltındaki kişinin Sulh Ceza Hakimi önüne çıkarılıp sorguya çekilmesi sırasında müdafiinin de hazır bulunması zorunluluğunun ihlal edilmesi, nasıl bir hukuki sonuç doğurur?
Bu zorunluluğun ihlal edilmesi, CMK m. 148/4 uyarınca 'mutlak hukuka aykırılık' hali oluşturur ve bu şekilde yapılan sorgu ve bu sorguda elde edilen beyanlar 'yasak delil' niteliğindedir. Bu durumun hukuki sonuçları şunlardır: 1. **Delil Değeri Yoktur:** Müdafi hazır bulunmadan yapılan sorguda şüphelinin verdiği ifade, ikrar dahi olsa, aleyhine delil olarak kullanılamaz. Mahkeme, hükmünü bu beyanlara dayandıramaz. 2. **Mutlak Bozma Nedenidir:** Eğer bu sorguya dayanılarak bir tutuklama kararı verilmişse veya yargılama sonucunda mahkumiyet hükmü kurulmuşsa, bu durum tek başına bir kanun yolu (itiraz, istinaf, temyiz) ve bozma nedenidir. Üst mahkeme, başka bir delil araştırması yapmaksızın, sadece bu usule aykırılık nedeniyle kararı bozar. 3. **Savunma Hakkının Ağır İhlalidir:** Bu zorunluluk, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan adil yargılanma ve savunma hakkının en temel unsurlarından biridir. İhlali, yargılamanın adilliğine gölge düşüren en ağır usuli hatalardan biri olarak kabul edilir.