Yatırım yoluyla istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanan bir kişinin, üç yıllık taahhüt süresi dolmadan yatırımını (örneğin satın aldığı taşınmazı) elden çıkardığı tespit edilirse, bu durumun hukuki sonucu ne olur? Hangi müessese işletilir?
Bu durum, kişinin Türk vatandaşlığının TVK m. 31 uyarınca 'iptal' edilmesine yol açabilir. Çünkü kişi, vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden temel şartlardan birini, yani yatırımını belirli bir süre elinde tutma taahhüdünü ihlal etmiştir. Bu durum, idareye karşı verilen bir taahhüdün yerine getirilmemesi ve dolayısıyla vatandaşlık kazanma işleminin temelinin sakatlanması anlamına gelir. Hukuken bu durum, 'önemli bir hususun gizlenmesi' veya 'yalan beyan' olarak nitelendirilebilir. Zira kişi, başvurusu sırasında yatırımını üç yıl elinde tutacağını taahhüt ederek idareyi yanıltmış, ancak sonradan bu taahhüdüne aykırı davranmıştır. Başvuru anında bu taahhüdü yerine getirme niyeti olmadığı halde varmış gibi davranması, bir tür hile olarak kabul edilebilir. İdare, kişinin taahhüdüne aykırı davranacağını bilseydi vatandaşlık kararını vermeyecekti. Bu nedenle, idare bu durumu tespit ettiğinde, TVK m. 31'e dayanarak, kişinin hileli davranışı veya önemli bir şartı ihlal etmesi nedeniyle vatandaşlığa alınma kararını iptal etme yetkisine sahiptir.