Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/2141 K. sayılı kararında, memurun rüşvet suçundan yargılanması sırasında, bu suç için ayrıca 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Bu kararın hukuki gerekçesi nedir? Mahkemenin iddianamedeki suç vasfıyla bağlı olmamasının bu konudaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319807

Bu kararın hukuki gerekçesi, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17. maddesidir. Bu madde, rüşvet ve irtikap gibi belirli yolsuzluk suçlarının soruşturulmasını genel hükümlere tabi kılarak, bu suçlar için 4483 sayılı Kanun uyarınca memurlar hakkında soruşturma izni alınması zorunluluğunu ortadan kaldırır. Karara göre, dava görevi kötüye kullanma gibi izne tabi bir suçtan açılmış olsa bile, mahkeme yargılama sırasında fiilin aslında 3628 sayılı Kanun kapsamındaki rüşvet suçunu oluşturduğuna kanaat getirirse, bu yeni suç vasfı için geriye dönüp soruşturma izni alınmasına gerek yoktur. Çünkü ceza davasının konusu iddianamedeki maddi vakıalardır ve mahkeme bu vakıaların hukuki nitelendirmesiyle (suç vasfıyla) bağlı değildir (CMK m. 226). Mahkeme, değişen suç niteliğine göre ek savunma hakkı tanıyarak yargılamaya devam eder. Rüşvet suçu izne tabi olmadığından, yargılamanın bu suçtan devam etmesi için bir usuli engel bulunmamaktadır.