Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/9650 K. sayılı kararında, sanık müdafiinin hazır olduğu bir celsede, hakkında 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınması ve müdafiin de mütalaaya karşı beyanda bulunması, CMK m. 226'ya uygun bir uygulama olarak kabul edilmiştir. Bu karara göre, ek savunma hakkının sanığın bizzat kendisine değil de müdafiine kullandırılması yeterli midir?
Evet, yeterlidir. CMK m. 226/4, 'Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, müdafiin sanığın yokluğunda dahi onun haklarını tam olarak kullanabileceğini ve yaptığı usuli işlemlerin sanık açısından geçerli olacağını belirtir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanık hazır olmasa bile, müdafiinin hazır olduğu celsede, ceza artırımına neden olabilecek bir kanun maddesinin uygulanma ihtimalinin bildirilmesi ve müdafiin bu konuda savunma yapması, ek savunma hakkının usulüne uygun olarak kullandırıldığı anlamına gelir. Müdafiin süre istemeden savunma yapması, bu hakkın kullanıldığını gösterir. Bu nedenle, ek savunmanın bizzat sanığa değil de, duruşmada hazır bulunan müdafiine yaptırılması hukuka uygundur ve savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelmez.