TCK m. 316'da düzenlenen 'Suç için Anlaşma' suçunun, Devletin güvenliğine ve Anayasal düzene karşı suçlar açısından caydırıcı bir 'tehlike suçu' olarak düzenlenmesinin ceza hukuku tekniği açısından anlamı nedir?
Bu suçun bir 'tehlike suçu' olarak düzenlenmesinin ceza hukuku tekniği açısından anlamı, kanun koyucunun korunan hukuki değeri (Devletin güvenliği ve Anayasal düzen) o kadar önemli gördüğünü ve bu değere yönelik en ufak bir tehlikeyi dahi bertaraf etmek istediğini göstermesidir. Ceza hukukunda suçlar, 'zarar suçları' ve 'tehlike suçları' olarak ikiye ayrılır. Zarar suçlarında, suçun tamamlanması için bir neticenin (zararın) meydana gelmesi gerekir (örn: kasten öldürmede ölümün gerçekleşmesi). Tehlike suçlarında ise, bir zararın doğması şart olmayıp, sadece zararın doğma tehlikesinin ortaya çıkması suçun tamamlanması için yeterlidir. TCK m. 316, tipik bir somut tehlike suçudur. Henüz Anayasal düzene bir zarar verilmemiş, sadece bu suçu işlemeye yönelik bir anlaşma yapılmıştır. Kanun koyucu, bu anlaşmanın kendisinin dahi korunan hukuki değer için ciddi ve somut bir tehlike oluşturduğunu kabul ederek, icra hareketleri başlamadan, hazırlık hareketi aşamasını bağımsız bir suç olarak tanımlamış ve cezalandırma yoluna gitmiştir. Bu, önleyici ve caydırıcı ceza siyasetinin bir yansımasıdır.