Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/15948 K. sayılı kararında, şirket adına bono imzalayan vekilin, vekaletnamesinde 'borçlandırma yetkisi' olmaması durumunda, şirketin bu bonodan sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Bu kararın hukuki dayanağı nedir ve icra mahkemesinin bu konudaki inceleme yetkisinin sınırları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319747

Bu kararın hukuki dayanağı, Türk Borçlar Kanunu'nun temsil ve vekalete ilişkin hükümleridir. Özellikle TBK m. 504'e göre, vekilin kambiyo taahhüdünde (bono, çek, poliçe imzalama) bulunabilmesi için, vekaletnamede bu konuda kendisine 'özel yetki' verilmiş olması şarttır. Genel yetkiler (sözleşme yapma gibi) kambiyo taahhüdü için yeterli değildir. Somut olayda vekilin vekaletnamesinde böyle bir özel yetki bulunmadığından, imzaladığı bono şirketi bağlamaz. İcra mahkemesinin inceleme yetkisinin sınırları ise dardır ve esasen şekli bir incelemeyi gerektirir. İcra mahkemesi, borca itiraz durumunda, kambiyo senedinin geçerliliğini ve borçlunun imzasını inceler. Bu kapsamda, senedi imzalayan kişinin borçlu şirket adına imza atma yetkisinin olup olmadığını, vekaletname gibi yazılı belgeler üzerinden inceler. Kararda da belirtildiği gibi, yetkisi sınırlı icra mahkemesi, imza ve yetki incelemesi yaparak karar verir; işin esasına girerek (hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı gibi) genel mahkeme gibi geniş bir değerlendirme yapamaz. Vekaletnamede yetki olmadığı yazılı belgeyle sabit olduğundan, borca itirazın kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.