Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/236 K. sayılı kararında, sanık ve müdafiine suçun hukuki niteliğinin değişme ihtimali bildirilmiş ve sanık ile müdafii ek savunma yapmak için süre istemeden esasa ilişkin savunma yapmışlardır. Bu durumda, sonradan 'ek savunma hakkımızın kısıtlandığı' iddiası ileri sürülebilir mi?
Hayır, ileri sürülemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında da belirtildiği gibi, mahkeme CMK m. 226'daki yükümlülüğünü yerine getirerek, suçun hukuki niteliğinin değişme ihtimalini (somut olayda TCK m. 143'ün uygulanma ihtimali) sanığa ve müdafiine bildirmiştir. Bu bildirim üzerine sanık veya müdafiinin, ek savunma hazırlamak için süre talep etme hakkı doğar (CMK m. 226/3). Eğer bu haklarını kullanmayıp, süre istemeden doğrudan esasa ilişkin savunmalarını yaparlarsa, ek savunma hakkından zımnen feragat etmiş sayılırlar. Bu durumda, savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemez. Mahkeme usuli gerekliliği yerine getirmiş, taraf ise kendisine tanınan imkanı kullanmamayı tercih etmiştir. Bu nedenle, daha sonra bu konuda bir hak ihlali iddiasında bulunulması hukuken kabul görmez.