Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/17687 K. sayılı kararında, işçilik alacaklarına ilişkin bir davada mahkemenin hem 'davaya karşı' hem de 'ıslaha karşı' yapılan zamanaşımı itirazlarını nasıl değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir? Mahkemenin sadece ıslaha karşı yapılan itirazı dikkate alması yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay'ın ilgili kararında, mahkemenin hem 'davaya karşı' hem de 'ıslaha karşı' yapılan zamanaşımı itirazlarını birlikte değerlendirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu iki itiraz farklı alacak kalemlerini ve dönemlerini kapsar: * **Davaya Karşı Zamanaşımı İtirazı:** Dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarları için, dava tarihinden geriye doğru işleyen zamanaşımı süresini dikkate alır. Bu itiraz, dava açıldığı anda muaccel olan ve dava dilekçesinde belirtilen alacaklar için geçerlidir. * **Islaha Karşı Zamanaşımı İtirazı:** Islah dilekçesiyle artırılan alacak miktarları için, ıslah tarihinden geriye doğru işleyen zamanaşımı süresini dikkate alır. Islah, yeni bir dava gibi kabul edildiğinden, ıslahla talep edilen kısım için zamanaşımı ıslah tarihinde kesilir. Mahkemenin, hükme esas alınacak bilirkişi raporunda her iki itirazı da ayrı ayrı değerlendirerek hesaplama yaptırması ve dava konusu alacakların buna göre belirlenmesi gerekir. Sadece birini dikkate alıp diğerini göz ardı etmesi, eksik incelemedir ve bozma nedenidir.