Basit yargılama usulünde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler (HMK m. 317/3). Bu durumda davalı, cevap dilekçesinde ileri sürülen yeni vakıalara karşı nasıl savunma yapacaktır? Bu durum savunma hakkını kısıtlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319720

Bu durum savunma hakkını kısıtlamaz, çünkü basit yargılama usulünün kendine özgü dinamikleri vardır. Davalının, davacının dava dilekçesindeki iddialarına cevap vermesi esastır. HMK m. 319 uyarınca iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, dava ve cevap dilekçelerinin verilmesiyle başlar. Bu nedenle davacı, davalının cevap dilekçesindeki savunmalara karşı yeni iddialar ileri süremez. Tarafların dilekçelerle ileri süremedikleri hususları, HMK m. 320 uyarınca yapılacak olan ön inceleme ve tahkikat duruşmasında sözlü olarak ileri sürme ve tartışma imkanları vardır. Mahkeme, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder (HMK m. 320/2). Davalı, cevap dilekçesinde ileri sürülen ve kendisi için sürpriz teşkil eden bir vakıaya karşı, duruşmada sözlü olarak savunmasını yapabilir ve delillerini sunabilir. Dolayısıyla, dilekçe teatisi kısa tutulmuş olsa da, savunma hakkı duruşma aşamasında korunmaktadır.