Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/7654 K. sayılı kararında, iddianamede anlatılmayan bir fiilden dolayı hüküm kurulamayacağı ilkesi nasıl somutlaştırılmıştır? İddianamede 'tabanca ile ateş ederek yaralamaya teşebbüs' anlatılırken, mahkemenin 'sırtına tabanca kabzesi ile vurma' fiilinden mahkumiyet kararı vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Bu karar, 'davasız yargılama olmaz' (CMK m. 225) ve 'iddianamedeki fiille bağlılık' ilkesinin tipik bir örneğidir. Karara göre, mahkeme iddianamede anlatılmayan bir olaydan dolayı hüküm kuramaz. İddianamede sanığın eylemi 'ele geçirilemeyen bir tabanca ile müştekinin ayaklarına doğru ateş etmek suretiyle yaralamaya teşebbüs' olarak anlatılmıştır. Mahkeme ise, bu anlatımın dışına çıkarak, iddianamede hiç yer almayan 'müştekinin sırtına tabancanın kabzesi ile vurmak suretiyle yaralama' fiilinden sanığı mahkum etmiştir. Bu iki fiil, birbirinden tamamen farklı maddi olaylardır. Mahkeme, iddianamedeki fiilin hukuki niteliğini değiştirebilir (örn: yaralamaya teşebbüsü, silahla tehdit olarak nitelendirebilir), ancak fiilin kendisini değiştiremez. İddianamede anlatılmayan ve dolayısıyla sanığın hakkında suçlandığını bilmediği ve savunma yapmadığı yeni bir maddi olaydan hüküm kurulması, savunma hakkının ve davasız yargılama olmaz ilkesinin ağır bir ihlalidir. Bu nedenle Yargıtay kararı hukuka aykırı bulmuştur.