Anlaşmalı boşanma protokolünde, tarafların mal rejimini tasfiye ettiklerine dair açık bir hüküm olmamasına rağmen, 'Tarafların birbirinden hiçbir talebi bulunmamaktadır' şeklinde genel bir beyanda bulunmaları, mal paylaşımı davası açma hakkını ortadan kaldırır mı? Yargıtay'ın bu konudaki yorumu nasıldır?
Hayır, bu tür genel bir beyan mal paylaşımı davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 2. HD - E. 2021/5561, K. 2022/263), anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan 'birbirinden hiçbir talebi olmama', 'tüm haklarımı aldım' gibi genel ve muğlak ifadeler, kural olarak boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki nafaka, maddi-manevi tazminat gibi taleplere ilişkin olarak yorumlanır. Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak haklarından feragat edildiğinin kabul edilebilmesi için, protokolde bu hususun açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Örneğin, 'taraflar, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacaklarından karşılıklı olarak feragat etmişlerdir' gibi spesifik bir ifadenin bulunması şarttır. Aksi halde, tarafların mal paylaşımı davası açma hakkı devam eder.