TCK m. 316'nın gerekçesine göre, suç için anlaşma suçunun oluşabilmesi için anlaşmaya varanların 'toplumda işgal ettikleri yer, kişilikleri, temsil ettikleri güç' gibi unsurların rolü nedir?
TCK m. 316'nın gerekçesinde, 'Anlaşmaya varanların sayı bakımından yeterli olup olmadıkları, anlaşanların toplumda işgal ettikleri yer, kişilikleri, temsil ettikleri güç bakımlarından neticeyi alabilecek durumda olup olmadıkları hakim tarafından takdir edilecek ve saptanacaktır.' ifadesi yer almaktadır. Bu ifade, suçun 'elverişlilik' unsuruyla ve somut tehlike suçu niteliğiyle ilgilidir. Suç için anlaşma suçu, Devletin güvenliğine veya Anayasal düzene yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğu için cezalandırılmaktadır. Bu tehlikenin somut olup olmadığını değerlendirirken hakim, sadece iki veya daha fazla kişinin anlaştığını tespit etmekle kalmamalı, aynı zamanda bu anlaşmanın amaçlanan suçu (örn. Hükümeti devirme) gerçekleştirebilme potansiyeli taşıyıp taşımadığını da değerlendirmelidir. Bu değerlendirmeyi yaparken, anlaşan kişilerin sayısı, askeri veya siyasi güçleri, toplumdaki konumları, sahip oldukları imkanlar gibi faktörleri göz önünde bulunduracaktır. Örneğin, herhangi bir gücü olmayan üç sivilin kendi aralarında Hükümeti devirmek için anlaşması ile üç generalin aynı amaçla anlaşması arasında, suçun oluşturduğu somut tehlike bakımından ciddi bir fark vardır. Hakim bu takdiri yaparak, anlaşmanın ciddiyetini ve elverişliliğini saptayacaktır.