Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2019/118 E. sayılı kararına göre, hakkında sadece 'ifadesinin alınıp serbest bırakılması amacıyla' yakalama emri çıkarılan bir kişi, bu emir gereği yakalandıktan sonra hukuken hangi statüde kabul edilmelidir? Bu kişinin kaçmaya çalışması durumunda ona engel olan güvenlik görevlisine müdahale eden sanığın eylemi hangi suçu oluşturur?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, hakkında yakalama emri çıkarılan ve bu emir gereği yakalanan kişinin, ifadesi alınıp serbest bırakılıncaya kadar geçen sürede 'gözaltında' bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. Gözaltı, kanunun verdiği yetkiye göre yakalanan kişinin hakkındaki işlemler tamamlanıncaya kadar kanuni süre içinde özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Bu statüdeki bir kişinin kaçması 'gözaltından kaçma' olarak nitelendirilir. Dolayısıyla, bu kişiyi kovalayan güvenlik görevlisine engel olan sanığın eylemi, TCK m. 294/1-3'te düzenlenen 'cebir kullanmak suretiyle (hükümlü veya tutuklunun) kaçmasına imkan sağlama' suçunu oluşturur. Kararda, 'gözaltındaki kişi'nin de bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği zımnen kabul edilmiştir.