TCK m. 316 (Suç İçin Anlaşma) kapsamında 'elverişli vasıta' kavramı, Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan ve hiyerarşik yapı içinde kullanılan silahları ve teçhizatı kapsar mı? Bu durumun TCK m. 314 (Silahlı Örgüt) suçundan farkı nedir?
Evet, kapsar. TCK m. 316'nın gerekçesinde 'elverişli vasıta'dan, suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan her türlü gereçlerin anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Darbeye teşebbüs gibi TCK'nın ilgili bölümlerindeki suçları işlemeye en elverişli vasıtalar, şüphesiz askeri silah, teçhizat ve personelden oluşan güçtür. Dolayısıyla, meşru bir silahlı yapılanma (TSK gibi) içindeki kişilerin, bu yapının emir-komuta zincirini ve silah gücünü kullanarak kanunda sayılan suçları işlemek üzere anlaşmaları, TCK m. 316'nın 'elverişli vasıta' unsurunu oluşturur. Bu durumun TCK m. 314'ten farkı ise yapı ve amaçtadır. TCK m. 314, yasa dışı, gayrimeşru bir 'silahlı örgüt' kurmayı, yönetmeyi veya üye olmayı suç olarak tanımlar. Burada yapının kendisi yasa dışıdır. TCK m. 316 kapsamında ise, meşru bir yapı içindeki kişiler, bu meşru yapının imkanlarını gayrimeşru bir amaç için kullanmak üzere anlaşabilirler. Metinde yer alan analize göre, darbeci bir yapının TSK hiyerarşisini kullanması durumunda, bu yapının kendisi de TCK m. 314 anlamında bir 'silahlı terör örgütü' olarak nitelendirilebilir. Çünkü meşru yapıyı kullanarak oluşturulan illegal teşkilat, artık meşru bünyeden bağımsız bir suç örgütüdür. Ancak TCK m. 316'nın oluşumu için böyle bir örgütün varlığı şart değildir; en az iki kişinin bu vasıtaları kullanmak üzere anlaşması yeterlidir.