TCK m. 316'da düzenlenen 'Suç için Anlaşma' suçunun, 'amaçlanan suç' olan TCK m. 309 (Anayasayı İhlal) gibi suçlar açısından 'geçitli suç' (müterakki suç) niteliğinde olduğu kabul edilirse, bunun cezai sorumluluk açısından sonucu ne olur?
Suç için anlaşma suçunun, amaç suçlar açısından 'geçitli suç' (müterakki suç) niteliğinde olduğunun kabul edilmesi, faillerin sadece daha ağır olan amaç suçtan cezalandırılacağı, daha hafif olan ve hazırlık hareketi niteliğindeki suç için anlaşma suçundan ayrıca ceza almayacağı anlamına gelir. Geçitli suç teorisine göre, fail daha ağır bir suçu işlemek amacıyla zorunlu olarak veya tipik olarak daha hafif bir suçtan geçtiğinde, hafif suç ağır suçun içinde erir ve cezası ağır suçun cezası tarafından kapsanır. Bu, 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesinin bir gereğidir. Örneğin, TCK m. 309'u işlemek için anlaşan (TCK m. 316) ve daha sonra TCK m. 309'un icra hareketlerine başlayan failler, bu görüşe göre sadece TCK m. 309'a teşebbüsten veya suç tamamlandıysa tamamlanmış halinden sorumlu tutulur; TCK m. 316'dan ayrıca cezalandırılmazlar. Çünkü anlaşma eylemi, daha ağır olan Anayasayı ihlal suçuna ulaşmada bir basamak, bir geçit işlevi görmüştür.