Anlaşmalı boşanma protokolünde 'Taraflar ev eşyalarını paylaşmış olup, birbirlerinden başkaca maddi veya manevi tazminat, nafaka ve yargılama gideri talepleri yoktur.' şeklinde bir ibare yer almaktadır. Bu protokol, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra taraflardan birinin mal paylaşımı davası açmasına engel teşkil eder mi? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319593

Hayır, engel teşkil etmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesinden (mal paylaşımından) kaynaklanan 'katkı payı', 'değer artış payı' ve 'katılma alacağı' haklarından açıkça feragat edildiğine dair bir ibare bulunmadıkça, tarafların mal paylaşımı davası açma hakkı saklıdır. Sorudaki ibare, boşanmanın eki (feri) niteliğindeki talepler olan nafaka, maddi-manevi tazminat ve belirli ev eşyalarına ilişkindir. Edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan alacaklar boşanmanın eki niteliğinde değildir ve bu haklardan feragat edildiğinin protokolde açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Örneğin, 'taraflar edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tüm alacak haklarından feragat etmişlerdir' gibi bir ifadenin yer alması gerekirdi. Bu nedenle, bahsi geçen protokole rağmen taraflar boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal paylaşımı davası açabilirler.