Bir ceza davasında sanık hakkında iddianamede 'hırsızlık' suçu (TCK 141) talep edilmiş, ancak mahkeme yargılama sonucunda eylemin 'suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi' (TCK 165) suçunu oluşturduğuna kanaat getirmiştir. Mahkeme, sanığa TCK 165'ten ceza vermeden önce usulen ne yapmalıdır? Bu gerekliliğin hukuki dayanağı nedir?
Mahkeme, sanığı iddianamede belirtilen suçun hukuki niteliğinden farklı bir suçla cezalandıracaksa, CMK m. 226/1 gereğince sanığa mutlaka 'ek savunma hakkı' tanımalıdır. Somut olayda, hırsızlık suçundan açılan davada, suç vasfı lehe değişerek (genellikle daha az ceza öngören) suç eşyasının satın alınması suçuna dönüşmüştür. Suç vasfının lehe veya aleyhe değişmesinin bir önemi yoktur; yeni suç vasfı farklı unsurlar içerdiğinden sanığın bu yeni suçlamaya karşı kendini savunabilmesi gerekir. Bu, 'isnadın bildirilmesi' ve 'savunma hakkının kutsallığı' ilkelerinin bir gereğidir. Mahkeme, sanığa 'eyleminin TCK 165 kapsamında kalma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiğini' bildirip savunmasını aldıktan sonra hüküm kurabilir. Aksi takdirde, verilen karar Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/7713 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma nedeni olacaktır.