Bir uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki hukuki işlemin değeri HMK m. 200'deki senetle ispat sınırının altında ise, taraflardan biri bu uyuşmazlığın tanıkla ispat edilmesini bir delil sözleşmesi ile engelleyebilir mi?
Bu konu, HMK m. 193'ün yorumuyla ilgilidir ve tartışmalıdır. Bir görüşe göre, kanunun tanıkla ispata izin verdiği bir durumda, tarafların sözleşmeyle bu hakkı ortadan kaldırması, bir tarafın ispat hakkını 'fevkalade güçleştireceği' için HMK m. 193/2 uyarınca geçersizdir. Diğer bir görüşe göre ise, taraflar, kanunun izin verdiği bir delili kullanmamayı ve uyuşmazlığın sadece yazılı delillerle çözülmesini kararlaştırabilirler. Bu, tasarruf ilkesinin bir gereğidir. Ancak genel eğilim, özellikle taraflardan birinin daha zayıf konumda olduğu (tüketici, işçi vb.) durumlarda, kanunun tanıdığı bir ispat aracını ortadan kaldıran delil sözleşmelerinin geçersiz sayılması yönündedir.