HMK m. 7'nin uygulamasında, davalılardan birinin bir kamu kurumu olması ve o kamu kurumuna karşı açılacak davalar için özel bir yetki kuralı (örneğin, İYUK m. 36'ya göre idari sözleşmelerden doğan davalarda sözleşmeyi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesi) bulunması, diğer özel hukuk kişisi olan davalı için yetkiyi nasıl etkiler?
Bu durumda, HMK m. 7/1'in ikinci cümlesi devreye girebilir. Eğer dava, tüm davalıları (hem kamu kurumunu hem de özel hukuk kişisini) ilgilendiren ortak bir hukuki sebebe (örneğin, bir idari sözleşmenin uygulanmasından doğan haksız fiil) dayanıyorsa ve kanun (İYUK) bu dava sebebi için tüm davalılar hakkında ortak ve kesin bir yetki kuralı öngörmüşse, dava sadece o yetkili mahkemede (sözleşmeyi yapan idarenin bulunduğu yerdeki mahkemede) açılabilir. Bu durumda davacı, özel hukuk kişisi olan davalının yerleşim yerinde dava açma hakkını kaybeder. Ancak, davalılar arasındaki hukuki ilişki birbirinden bağımsız ise, her davalı için kendi yetki kurallarına göre ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekebilir.