AYM'nin Hasan Sarıcı ve Yahya Turgut kararları, FETÖ/PDY yargılamalarında 'milat' olarak kabul edilen 17/25 Aralık süreci öncesi ve sonrası faaliyetler açısından nasıl bir ayrım yapmaktadır?
AYM, bu kararlarda 'milat' olarak kabul edilen süreçten sonraki faaliyetlere daha fazla ağırlık vermektedir. Hasan Sarıcı kararında, 17/25 Aralık sürecinden önceki ve tek başlarına örgütsel nitelik taşımayan (sendika üyeliği, sohbetlere katılma vb.) faaliyetlerin, kişinin örgütün nihai amacını bildiğini ve terör örgütü üyesi olma kastıyla hareket ettiğini göstermeye yetmediğine, bu nedenle mahkumiyetin kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Yahya Turgut kararında ise, 'milat' sonrası dönemde de örgütsel faaliyetlere (örgüt adına para toplama, protesto organize etme, örgüt içi tayine tabi yönetici olarak çalışma) devam eden başvurucunun, örgütün nihai amacını bildiğinin ve suç kastının mevcut olduğunun kabul edilmesini, kanunilik ilkesine aykırı bulmamıştır. AYM, eylemlerin zamanına ve niteliğine göre bir ayrım yaparak 'öngörülebilirlik' ve 'suç kastı' unsurlarını değerlendirmektedir.