HMK m. 203/1-ç'de düzenlenen 'hukuki işlemlerdeki irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları'nın tanıkla ispat edilebilmesi kuralı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/14633 E. sayılı kararında nasıl bir ön koşula bağlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318660

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin bu kararında, senede karşı ileri sürülecek 'yanılma' (hata) gibi bir irade bozukluğu iddiasının doğrudan tanıkla ispat edilemeyeceği, bir ön koşulun yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ön koşul, 'önce yanılmanın varlığını makul gösteren objektif sebeplerin ortaya konulması'dır. Yani, davacı taraf, iddiasını soyut bir şekilde ileri sürmekle yetinemez; yanılmaya düştüğünü akla yatkın kılan, dışarıdan anlaşılabilen bazı emareler veya delil başlangıcı niteliğinde kanıtlar sunmalıdır. Ancak bu ön koşul yerine getirildikten sonra, mahkeme yanılmanın detaylarının ispatı için tanık dinlenmesine izin vermelidir. Bu, tanıkla ispat kuralının kötüye kullanılmasını önlemeye yönelik bir yaklaşımdır.