Bir finansal kiralama sözleşmesinde, kiracının kira bedellerini ödemede temerrüde düşmesi üzerine kiralayanın sözleşmeyi feshederek malın iadesini talep ettiği bir davada, kiracının 'borcun çoğunu ödedim, malın iadesini istemek kötü niyetlidir' savunması hukuken geçerli midir? Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/426 sayılı onama kararı bu konuda neye işaret etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318650

Bu savunma hukuken geçerli değildir. Finansal kiralama sözleşmeleri, özel kanunla (6361 sayılı Kanun) düzenlenen ve sıkı şartlara tabi sözleşmelerdir. Bu kanunun 31. maddesi, kiracının temerrüdü halinde kiralayana sözleşmeyi feshetme ve malın iadesini talep etme hakkı tanır. Borcun bir kısmının ödenmiş olması, kiralayanın kanundan ve sözleşmeden doğan bu hakkını kullanmasına engel teşkil etmez. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/426 sayılı onama kararı, yerel mahkemenin bu yöndeki kararını doğru bulmuştur. Kararda, temerrüt koşulları oluştuğu takdirde, kiralayanın sözleşmeyi feshederek malın iadesini istemesinin yasal bir hakkın kullanımı olduğu ve bunun kötü niyet olarak yorumlanamayacağı kabul edilmiştir. Kiracının yükümlülüğü, borcun tamamını süresinde ödemektir.