TCK m. 125/3'te sayılan nitelikli hakaret hallerinin (kamu görevlisine, dini inanç vb. nedeniyle) işlenmesi durumunda cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, hakime seçenek yaptırım olarak 'adli para cezası' verme imkanını ortadan kaldırır mı? Metindeki tartışmayı açıklayınız.
Bu konu metinde 'tartışmalı' olarak belirtilmiştir. Bir görüşe göre (Yargıtay'ın benimsediği görüş), cezanın alt sınırının bir yıl olarak belirlenmesi, hakimin hapis cezası yerine doğrudan adli para cezası seçmesine engel teşkil etmez. Hakim, temel cezayı adli para cezası olarak belirleyebilir. Diğer görüşe göre ise (metnin yazarının katıldığı görüş), cezanın alt sınırı 'bir yıl hapis' olarak belirlendiği için, bu durum adli para cezasının seçenek yaptırım olmasını engeller. Çünkü adli para cezaları 'gün' sistemi üzerinden hesaplanır ve TCK sisteminde 'bir yıl hapis' cezası, gün karşılığı adli para cezasına çevrilebilir ancak doğrudan bir yıl alt sınırlı bir suçta seçenek yaptırım olarak öngörülmemiştir. Bu görüşe göre, bu nitelikli hallerde faile mutlaka hapis cezası verilmeli, bu ceza daha sonra şartları varsa adli para cezasına çevrilebilmelidir.