HMK m. 202'de düzenlenen 'delil başlangıcı' kavramı nedir ve senetle ispat zorunluluğu olan bir durumda tanık dinlenmesini nasıl mümkün kılar?
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2525 E. sayılı kararında da atıf yapılan delil başlangıcı (HMK m. 202), 'iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge'dir. Delil başlangıcı, tek başına hukuki işlemi ispatlayamaz, ancak o işlemin varlığını güçlü bir olasılık haline getirir. Örneğin, bir borç ilişkisine dair karşı taraftan gelen ve borcun bir kısmına atıf yapan bir e-posta, SMS veya imzasız bir not, delil başlangıcı sayılabilir. Senetle ispat zorunluluğu olan (HMK m. 200) bir durumda, eğer davacı bu şekilde bir delil başlangıcı sunabilirse, HMK m. 200'deki yasak ortadan kalkar ve iddiasını ispatlamak için tanık dahil her türlü takdiri delili kullanabilir. Yani delil başlangıcı, tanıkla ispat yasağını delen bir anahtar işlevi görür.