375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemine karşı açılan iptal davalarında, idare mahkemeleri 'iltisak' ve 'irtibat' kavramlarını nasıl değerlendirmektedir? Hakkında ceza davasından beraat veya KYOK kararı verilmiş bir kişinin bu gerekçeyle ihracı hukuka uygun mudur?
'İltisak' (bitişme, katılma) ve 'irtibat' (bağlantı), ceza hukukundaki 'üyelik' veya 'mensubiyet' kavramlarından daha geniş ve daha az yoğun bir bağı ifade eden idari kavramlardır. İdare mahkemeleri, bu kavramların varlığını değerlendirirken idarenin sunduğu delilleri (örneğin, Bank Asya'ya para yatırma, ankesörlü aranma, tanık beyanları vb.) bir bütün olarak ele alır. Ancak, ceza yargılamasında verilen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), idare mahkemesini doğrudan bağlamaz. Çünkü ceza yargılaması, 'suçun şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı' ilkesine dayanırken, idari tedbir için 'makul şüpheyi aşan, irtibat ve iltisakı gösteren somut olguların varlığı' yeterli görülebilmektedir. Bununla birlikte, idare mahkemeleri, beraat veya KYOK kararlarının gerekçelerini dikkate alırlar. Özellikle delil yetersizliğinden değil de, 'sanığın suçu işlemediğinin sabit olması' gibi bir gerekçeyle verilen beraat kararı, idari işlem aleyhine güçlü bir delil teşkil eder. İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nin 2022/... sayılı kararında, hakkında KYOK kararı verilen, Bylock, Bank Asya artışı gibi kriterleri bulunmayan davacının ihracının, somut ve yeterli bilgi/belge bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi bu duruma örnektir.