Sanığın, kendisinin de suçlanacağı bir konuda tanıklık yapmaya zorlanması durumunda, CMK m. 48 uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan beyanına dayanılarak yalan tanıklık suçundan mahkum edilmesi mümkün müdür?
Hayır, mümkün değildir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/14150 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' ilkesi (nemo tenetur se ipsum accusare) gereğince, bir kişinin tanık olarak dinlendiği olayda doğruyu söylemesi halinde kendisinin de bir suçla itham edileceği anlaşılıyorsa, o kişiye CMK m. 48 uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı olduğu mutlaka hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatma yapılmadan alınan beyanı, yalan tanıklık suçunun (TCK m. 272) temelini oluşturamaz. Çünkü kişi, kendini suçlamama hakkını kullanmaktadır. Bu durumda, yalan tanıklık suçunun unsurları oluşmaz ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.