Yağma (gasp) suçunu (TCK m. 148) hırsızlık suçundan (TCK m. 141) ayıran temel unsur nedir? Bir fiilin hırsızlıktan yağmaya dönüşmesi hangi koşulda gerçekleşir?
Yağma (gasp) suçunu hırsızlık suçundan ayıran temel unsur, malın alınması sırasında 'cebir' veya 'tehdit' kullanılmasıdır. Hırsızlık suçunda mal, zilyedin rızası olmadan, gizlice veya onun haberi olmadan alınırken; yağma suçunda mal, zilyedin iradesi zorlanarak, yani cebir veya tehdit yoluyla alınır. Bu nedenle yağma, 'zor yoluyla hırsızlık' olarak da nitelendirilir ve hırsızlık ile cebir/tehdit suçlarının birleşmesinden oluşan bileşik bir suçtur. Bir fiilin hırsızlıktan yağmaya dönüşmesi, hırsızlık suçu 'tamamlanmadan' önce cebir veya tehdidin kullanılmasına bağlıdır. Fail, malı aldıktan sonra kaçarken, malı geri almak isteyen mağdur veya başkasına karşı cebir veya tehdit kullanırsa, eylem yağmaya dönüşür. Ancak, hırsızlık tamamlandıktan, yani fail malı alıp olay yerinden uzaklaştıktan 'sonra', kesintisiz bir takip durumu olmaksızın, mağdurla karşılaştığında malı geri vermemek için cebir veya tehdit kullanırsa, bu durumda iki ayrı suç (hırsızlık ve yaralama/tehdit) oluşur, eylem yağmaya dönüşmez. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2011/6426 sayılı kararı, işyerinde hırsızlıkla başlayıp sokakta yağmaya dönüşen eylemin bütün olarak nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.