Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olması durumunda hangi kararın esas alınması gerektiği ve bu durumun hukuki sonucunun ne olacağı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2381 E. sayılı kararı ışığında nasıl değerlendirilmelidir?
Yargıtay içtihatlarına göre, kısa karar (hüküm özeti) ile sonradan yazılan gerekçeli karar arasında bir çelişki bulunması halinde, duruşmada tefhim edilen ve tutanağa geçirilen kısa karara itibar edilir. Gerekçeli karar, kısa kararı açıklayıcı nitelikte olmalı, onu değiştirmemeli veya onunla çelişmemelidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2381 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında farklı uygulamalar yapılması suretiyle çelişki oluşturulması, CMK m. 232/6'ya aykırılık teşkil eder ve bu durum bir bozma nedenidir. Bu hata, hükmün infazında tereddütlere yol açacağı ve hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceği için Yargıtay tarafından re'sen bozma sebebi olarak kabul edilir.