Hakaret suçunun 'aleniyet' (TCK m. 125/4) unsurunun gerçekleşmesi için Yargıtay'ın aradığı kriter ile doktrindeki baskın görüş arasındaki fark nedir? Bir sosyal medya hesabından herkese açık yapılan bir paylaşım bu kapsamda nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318491

Metinde belirtildiği üzere, aleniyetin gerçekleşmesi konusunda Yargıtay ile doktrin arasında bir yorum farkı bulunmaktadır. Doktrindeki baskın görüşe göre aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanmasına imkan tanıyacak şekilde işlenmesidir. Bu kişilerce fiilen algılanması şart değildir, algılama imkanının yaratılması yeterlidir. Bu görüşe göre, fiilin işlendiği yerin niteliği (örneğin kamuya açık bir yer olması) tek başına belirleyici değildir. Yargıtay ise daha dar bir yorumla, 'aleniyetin gerçekleşmesi için... herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi' kriterini aramaktadır. Bir sosyal medya hesabından herkese açık yapılan bir paylaşım, doktrindeki görüşe göre açıkça aleniyet unsurunu oluşturur çünkü belirsiz sayıda kişinin görme ve öğrenme imkanı vardır. Yargıtay'ın uygulaması da bu yönde gelişmiştir; zira internet ve sosyal medya, doğası gereği 'herkese açık' bir mecra olarak kabul edilmektedir ve burada yapılan paylaşımlar aleni sayılmaktadır.