TCK m. 127 uyarınca, hakaret suçunda 'isnadın ispatı' hakkının kullanılabilmesi için Anayasa m. 39 ile TCK m. 127 arasında görülen farklılık nasıl yorumlanmalıdır? Kamu görevlisine göreviyle ilgili yapılan bir isnatta 'kamu yararı'nın ayrıca ispatlanması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318490

Anayasa m. 39, kamu görevlisine göreviyle ilgili yapılan isnatlarda sanığa 'mutlak' bir ispat hakkı tanırken, diğer hallerde bu hakkı 'kamu yararı bulunması' veya 'şikâyetçinin rızası' şartına bağlamıştır. TCK m. 127'de ise böyle bir ayrım yapılmamış, genel olarak 'kamu yararı' veya 'şikâyetçinin rızası' şartları aranmıştır. Metindeki analize göre, bu farklılık, TCK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu anlamına gelmez. Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi gereği, kamu görevlisine göreviyle ilgili yapılan bir isnatta, 'kamu yararı'nın varlığı karine olarak kabul edilmelidir. Yani, bu tür durumlarda failin ayrıca bir kamu yararı olduğunu ispatlamasına gerek yoktur; kamu hizmetinin şeffaflığı ve denetlenebilirliği gereği, bu tür isnatların doğruluğunun araştırılmasında her zaman kamu yararı olduğu varsayılır. Bu yorum, Anayasa'nın TCK'ya göre daha güvenceli olan hükmünün doğrudan uygulanması ilkesine dayanır.