HMK m. 200/2 uyarınca, senetle ispatı gereken bir konuda tanık dinlenebilmesi için 'karşı tarafın açık muvafakati' şartı nasıl yorumlanmalıdır? Davalının duruşmalara katılmaması bu muvafakat anlamına gelir mi?
HMK m. 200/2'deki 'açık muvafakat' şartı, senetle ispat zorunluluğunun bir istisnasıdır ve sıkı yorumlanmalıdır. Muvafakatin açık olması, şüpheye yer vermeyecek şekilde, sözlü olarak duruşma tutanağına geçirilmesi veya yazılı bir beyanla sunulması gerektiği anlamına gelir. Zımni (örtülü) muvafakat yeterli değildir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/3906 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davalının duruşmalara katılmaması veya cevap dilekçesi vermemesi, tanık dinlenmesine muvafakat ettiği şeklinde yorumlanamaz. Karşı tarafın açıkça 'tanık dinlenmesine muvafakat ediyorum/razıyım' şeklinde bir beyanı olmadıkça, HMK m. 200 kapsamına giren bir hukuki işlemin varlığı tanıkla ispat edilemez. Bu durumda mahkeme, HMK 200/2'deki şartın gerçekleşmediğini tespit etmelidir.