Taraf muvazaası iddiası, HMK m. 200 çerçevesinde hangi delillerle ispat edilebilir? 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu konudaki rolü nedir?
Taraf muvazaası, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir hukuki işlem yapmalarıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/10026 E. sayılı kararında da atıf yapıldığı üzere, senede (resmi veya adi) bağlı bir sözleşmeye karşı taraf muvazaası iddiası, HMK m. 200 uyarınca kural olarak ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Tanık beyanları, tek başına muvazaanın ispatı için yeterli değildir. Bu konudaki temel dayanak, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'dır. Bu karar, taraf muvazaası ve namı-müstear (takma ad) davalarında iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceğini hüküm altına almıştır. 'Yazılı delil'den kasıt, HMK m. 202'de tanımlanan 'delil başlangıcı' niteliğindeki belgeler de olabilir. Bu tür bir delil başlangıcı varsa, muvazaa iddiası tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir.