TCK m. 129/2'ye göre, hakaret suçunun 'kasten yaralama suçuna tepki olarak' işlenmesi halinde faile ceza verilmez. Bu hükmün uygulanabilmesi için, yaralama eyleminin doğrudan hakaret suçunu işleyen faile mi yönelik olması gerekir? Ayrıca, yaralama fiilinin 'taksirle' işlenmesi durumunda bu hüküm uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318412

TCK m. 129/2'de düzenlenen bu özel haksız tahrik hali, kanun koyucunun kasten yaralama gibi bedensel bütünlüğe yönelik ağır bir haksız saldırı karşısında, kişinin gösterdiği sözel tepkiyi (hakareti) mazur gördüğünü ve kusurunun tamamen ortadan kalktığını kabul ettiğini gösterir. Bu hükmün uygulanma koşulları şunlardır: 1) Yaralama Eyleminin Kime Yönelik Olduğu: Kanun metni, 'kasten yaralama suçuna tepki olarak' işlenmesinden bahsetmekte, ancak yaralamanın kime yönelik olması gerektiği konusunda açık bir sınırlama getirmemektedir. Metindeki analize göre de, 'kasten yaralamanın hakaret suçunun failine yönelik olmasına ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır.' Bu ifadeden, örneğin failin, çocuğunun veya eşinin kasten yaralandığını görmesi üzerine, yaralama fiilini gerçekleştiren kişiye hakaret etmesi durumunda da bu hükmün uygulanabileceği sonucu çıkarılabilir. Ancak burada önemli olan, hakaretin mutlaka 'kasten yaralama suçunun failine yönelik' olmasıdır. Yani, A, B'yi yaraladığında, C'nin gelip B'ye değil, A'ya hakaret etmesi gerekir. 2) Yaralama Fiilinin Taksirle İşlenmesi Durumu: Hüküm, açıkça 'kasten yaralama suçuna' tepkiden bahsetmektedir. Ceza hukukunda suç tipleri ve kusur şekilleri dar yorumlanır (kıyas yasağı). Bu nedenle, yaralama fiilinin 'taksirle' işlenmesi (örneğin trafik kazası sonucu birinin yaralanması) durumunda, bu fiile tepki olarak işlenen hakaret suçu için TCK m. 129/2 uygulanamaz. Bu durumda, taksirli fiil de bir 'haksız fiil' sayılacağından, koşulları varsa genel haksız fiile tepkiyi düzenleyen TCK m. 129/1'in uygulanması gündeme gelebilir. TCK m. 129/1 ise faile ceza verilmemesini değil, cezada indirim yapılmasını veya ceza vermekten vazgeçilebilmesini öngörür. Dolayısıyla, yaralamanın kasıtlı veya taksirli olması, uygulanacak haksız tahrik hükmünün türünü ve sonucunu doğrudan değiştirir. Metinde de 'taksirle gerçekleşen yaralamaya karşı işlenen hakaret suçu bakımından söz konusu düzenlemenin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu takdirde, fiil, haksız fiile karşılık bir tepki olarak gerçekleştirilen hakaret suçu sayılarak TCK m.129/1 bağlamında durum değerlendirilebilir.' denilerek bu ayrım netleştirilmiştir.