HMK m. 220/2, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa yemin teklif edileceğini düzenler. Bu yeminin, HMK m. 225 vd. düzenlenen 'taraf yemini' delilinden farkları nelerdir? Bu yeminin konusu ve hukuki sonuçları bakımından özgün yönleri var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318397

HMK m. 220/2'de düzenlenen yemin, HMK m. 225 vd. düzenlenen ve bir ispat vasıtası olan 'taraf yemini' (veya delil olarak yemin) delilinden önemli farklar içerir. Bu, 'belgeye ilişkin tamamlayıcı yemin' olarak nitelendirilebilecek özel bir yemindir. Farkları şunlardır: 1) Teklif Eden Taraf: - Taraf Yemini (HMK m. 225): İspat yükü kendisine düşen taraf, başka bir delili olmadığında, iddiasını ispat için karşı tarafa yemin teklif eder. Yemin, bir delil olarak taraflarca kullanılır. - Belgeye İlişkin Yemin (HMK m. 220/2): Yemin, taraflardan biri tarafından değil, 'mahkemece' teklif edilir. Bu, mahkemenin delillerin toplanması sürecinde re'sen başvurduğu bir usuli işlemdir. Metindeki Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/6518 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'Buradaki yemin, tarafın dayandığı yemin delili değildir... mahkemece; kanun hükmü gereği olarak, maddeye uygun biçimde yemine ilişkin işlemlerin yaptırılması gerekir.' 2) Yeminin Konusu: - Taraf Yemini: Davanın çözümüne etkili olan, çekişmeli ve kişisel bir bilgiden kaynaklanan maddi vakıalar yemin konusu olabilir (HMK m. 225). - Belgeye İlişkin Yemin: Konusu çok daha dardır. Yemin, sadece 'böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine' ilişkindir. Yani yeminin konusu, davanın esası değil, delil olan belgenin varlığı ve akıbetidir. 3) Hukuki Sonuçları: - Taraf Yemini: Yemin eda edildiğinde, yemin edilen vakıa kesin olarak ispatlanmış sayılır ve mahkeme artık o vakıa hakkında başka delil inceleyemez (kesin delil niteliği). Yemin eda edilmezse, yemin konusu vakıa ikrar edilmiş sayılır (HMK m. 229). - Belgeye İlişkin Yemin: Yemin eda edildiğinde, mahkeme belgenin o tarafın elinde olmadığını kabul eder ve HMK m. 220/3'teki yaptırımı (diğer tarafın beyanını kabul etme) uygulayamaz. Yemin kabul veya icra edilmezse, bu durum HMK m. 220/3'teki yaptırımın uygulanması için bir koşul oluşturur. Yani sonuç, davanın esasının ispatlanması değil, delil ibrazı yükümlülüğüne ilişkin bir yaptırımın uygulanıp uygulanmayacağıdır. Metindeki HMK m. 220 gerekçesinde, yeminin konusunun TCK m. 208 (özel belgeyi yok etme) ile çelişmemesi için daraltıldığına da dikkat çekilmiştir. Bu da yeminin özel niteliğini vurgular.