HMK m. 220/3 uyarınca, belgeyi ibraz etmeyen taraf aleyhine, mahkemenin 'diğer tarafın beyanını kabul edebileceği' düzenlenmiştir. Tarafın belge ibrazından kaçınması, HMK m. 222 anlamında ticari defterlerin ibrazından kaçınma şeklinde olursa, bu hüküm nasıl uygulanır? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/13888 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?
HMK m. 220/3'ün, ticari defterlerin ibraz edilmemesi durumuna uygulanması, HMK m. 222'deki özel düzenleme nedeniyle farklılık gösterir. HMK m. 222, ticari defterlerin ibraz edilmemesine özel bir sonuç bağlamıştır. 1) Genel Kural (HMK m. 220/3): Herhangi bir belgenin ibraz edilmemesi halinde, mahkeme, diğer tarafın o belgenin içeriğine ilişkin beyanını doğru kabul edebilir. 2) Özel Kural (HMK m. 222/5): Bu fıkra, ticari uyuşmazlıklarda ticari defterlerin ibrazına ilişkin özel bir düzenleme içerir. Özellikle 'Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.' hükmü önemlidir. Bu, HMK m. 220/3'e göre daha net ve kesin bir sonuçtur. Yani mahkemenin takdirine bırakılmamış, ibrazı talep edenin iddiasının 'ispat edilmiş sayılacağı' şeklinde bir karine getirilmiştir. 3) Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Kararı (2015/13888 E.): Metindeki bu karar, sorudaki durumun bir varyasyonunu ele almaktadır. Kararda, davalı tarafın 'tacir olmadığı' (bir spor kulübü olduğu) vurgulanmıştır. Bu nedenle mahkemenin, HMK m. 222'nin tacirler için öngördüğü ağır sonucu (iddianın ispat edilmiş sayılması) doğrudan uygulayamayacağı belirtilmiştir. Kararda, 'Somut olayda, ispat yükü kendisinde olan davacı taraf münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmadığı gibi davalı taraf tacir de değildir.' denilerek, HMK m. 222'nin doğrudan uygulanamayacağı, ispat yükünün genel kurallara göre davacıda olduğu kabul edilmiştir. Mahkemenin, defterleri sunmayan davalı kulübün davayı 'kabul etmiş sayılacağına' karar vermesi, ispat yükünün ters çevrilmesi olarak görülmüş ve bozulmuştur. Karar, davacının yemin deliline dayanmış olması nedeniyle, yemin hakkının hatırlatılması gerektiğini belirterek yol göstermiştir. Sonuç: Ticari defterlerin ibraz edilmemesi durumunda: a) Eğer defterleri ibraz etmeyen taraf 'tacir' ise ve karşı taraf onun defterlerine dayanmışsa, HMK m. 222/5 uyarınca dayanan taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu, HMK m. 220/3'ten daha özel ve kesin bir sonuçtur. b) Eğer defterleri ibraz etmeyen taraf metindeki karardaki gibi 'tacir değilse' (örneğin dernek, vakıf, spor kulübü), HMK m. 222'deki bu özel ve ağır sonuç uygulanamaz. Bu durumda, defterleri ibraz etmemesi, HMK m. 220/3 kapsamında mahkeme tarafından 'diğer delillerle birlikte' aleyhe bir delil olarak takdir edilebilir, ancak tek başına iddianın ispatlandığı anlamına gelmez. İspat yükü genel kurallara göre devam eder.