Bir haksız fiil davasında davalıların birden fazla olması ve yerleşim yerlerinin farklı illerde bulunması durumunda, davacının İMK m. 5'e göre 'işin yapıldığı yer' mahkemesinde dava açma hakkı ile HMK m. 7/1'e göre 'davalılardan birinin yerleşim yeri' mahkemesinde dava açma hakkı nasıl birleşir? Yargıtay'ın bu konudaki yorumu, özellikle işçi lehine yorum ilkesi çerçevesinde nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318390

Bu durum, işçiye tanınan seçimlik hakların kapsamını belirleyen önemli bir kesişim noktasıdır. Yargıtay, 'işçi lehine yorum' ilkesi gereği, işçiye farklı kanunlarla tanınan yetki haklarını daraltan değil, genişleten bir yaklaşım benimsemektedir. Bu haklar birbiriyle yarışır ve tercih hakkı davacı işçiye aittir. 1) Yetki Kurallarının Tespiti: - İMK m. 5 (Özel Kural): Davacı işçiye, davayı 'işin yapıldığı yer' mahkemesinde VEYA 'davalının ikametgahı' mahkemesinde açma seçimlik hakkı tanır. - HMK m. 7/1 (Genel Kural): Davalı birden fazla ise, davayı 'davalılardan birinin yerleşim yeri' mahkemesinde açma hakkı verir. 2) Kuralların Birleştirilmesi ve Yorumu: Bu iki kural birleştirildiğinde, davacı işçinin yetki konusundaki seçenekleri genişler. İşçi, davasını: a) İşin yapıldığı yer mahkemesinde açabilir (İMK m. 5). b) Davalıların tamamının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir. c) Davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açabilir (İMK m. 5 ve HMK m. 7/1'in birleşik yorumu). Yargıtay, HMK m. 7/1'in, İMK m. 5'in tanıdığı hakkı kısıtlamadığını, aksine 'davalının ikametgahı' seçeneğini, davalıların birden fazla olması durumunda 'onlardan birinin ikametgahı' şeklinde genişlettiğini kabul eder. Metindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/9-2163 E. sayılı kararında, iş mahkemeleri yetkisinin özel ve kamu düzeninden olduğu, bu nedenle HMK m. 7'nin bu özel kuralı ortadan kaldıramayacağı vurgulanmıştır. Kararda, '5521 Sayılı Kanunun 5. maddesi davacıya seçimlik bir hak vermiştir. Buna göre davacı davasını ister işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede açabilecek isterse dava olunanın (birden fazla dava olunan varsa bunlardan her hangi birisinin) ... ikametgahı sayılan yer mahkemesinde açabilecektir.' denilerek bu geniş yorum benimsenmiştir. Sonuç olarak, davacı işçi, davalıların farklı illerde yerleşik olması durumunda, dilerse işin yapıldığı yer mahkemesini, dilerse davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesini seçerek davasını açabilir. Her iki durumda da davasını yetkili mahkemede açmış sayılır. İlk derece mahkemesinin, bu seçeneklerden birini seçen işçinin davasında, diğer seçeneği 'ortak ve kesin yetkili' kabul ederek yetkisizlik kararı vermesi hukuka aykırı olur.