HMK m. 222, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için bir dizi koşul öngörmüştür (kanuna uygun tutulma, onayların yapılması vb.). Bu şartları taşımayan bir ticari defter, sahibi lehine delil teşkil eder mi? Peki, sahibi aleyhine delil olarak kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318385

HMK m. 222'de sayılan koşulları (kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulma, açılış ve kapanış onaylarının yapılması, kayıtların birbirini doğrulaması) taşımayan bir ticari defter, sahibi lehine delil teşkil etmez. Ancak, sahibi aleyhine delil olarak kullanılabilir. Bu durum, ticari defterlerin delil olma niteliğindeki ikili yapıyı gösterir. 1) Sahibi Lehine Delil Olma Şartları (HMK m. 222/2 ve 222/3): Bir tacirin, kendi ticari defterlerindeki kayıtları lehine delil olarak kullanabilmesi için, defterlerin kanunda sayılan tüm şekil şartlarına uygun olması gerekir. Defterler usulüne uygun tutulmuş olsa bile, bu kayıtların lehine delil sayılabilmesi için ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtlarla çelişmemesi ve bu kayıtların aksinin başka kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Yani lehe delil olma, çok sıkı koşullara bağlanmıştır. 2) Sahibi Aleyhine Delil Olma (HMK m. 222/4): HMK m. 222/4, bu durumun tersini düzenler: 'Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.' Bu hükme göre, bir tacirin defterleri usulüne uygun tutulmamış olsa bile, bu defterlerde kendi aleyhine olan bir kayıt (örneğin bir borç kaydı) varsa, karşı taraf bu kayda dayanarak tacirin aleyhine delil elde etmiş olur. Tacir, 'defterlerim usulüne uygun değil, bu nedenle aleyhime olan bu kayıt da geçersizdir' diyemez. Bu kuralın mantığı, bir kimsenin kendi ihmalinden veya usulsüzlüğünden faydalanmasını önlemektir. Tacir, kanuna aykırı defter tutmuşsa, bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Aleyhindeki kayıtlar, onun tarafından yapılmış bir ikrar veya beyan gibi kabul edilir. Karşı tarafın defterlerinin de incelenmesine gerek kalmaksızın, bu kayıt sahibi aleyhine delil teşkil eder. Metindeki Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 E. sayılı kararında da bu ayrıma değinilmiştir. Sonuç olarak, usulüne uygun tutulmayan bir ticari defter, sahibi için bir 'delil kaynağı' olma özelliğini yitirir, ancak aleyhine bir 'delil' olma özelliğini korur. Bu, kanunun ticari hayatta dürüstlüğü ve kayıt düzenine uyumu teşvik etme amacının bir sonucudur.