TCK m. 148/1'de tanımlanan yağma suçunda kullanılan 'cebir' ve 'tehdit' kavramlarını, TCK m. 106 (tehdit) ve TCK m. 108 (cebir) suçlarındaki tanımlarıyla karşılaştırınız. Yağma suçunu oluşturan cebir ve tehdidin, bu bağımsız suç tiplerinden farkı nedir? Her türlü tehdit veya cebir, yağma suçunun unsurunu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318380

Yağma suçunu (TCK m. 148) oluşturan 'cebir' ve 'tehdit', TCK m. 106 ve m. 108'de tanımlanan bağımsız suç tiplerindeki cebir ve tehditten hem 'nitelik' hem de 'amaç' unsurları bakımından farklılık gösterir. Her türlü cebir veya tehdit, yağma suçunu oluşturmaz. 1) Amaç Unsuru Açısından Farklılık: - TCK m. 106 (Tehdit) ve TCK m. 108 (Cebir): Bu suçlarda cebir veya tehdit, başlı başına bir amaçtır veya belirli bir davranışı yaptırmak/yaptırmamak için kullanılır, ancak bu davranış doğrudan bir malın teslimi veya alınmasına yönelik değildir. Bu suçlar, öncelikle kişi hürriyetini ve iç huzurunu korur. - TCK m. 148 (Yağma): Yağma suçunda ise cebir veya tehdit, bir 'araç'tır. Amaç ise, bu araçları kullanarak 'bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak'tır. Yani cebir ve tehdit, malvarlığına yönelik bir suçun işlenmesi için kullanılır. 2) Nitelik ve Ağırlık Açısından Farklılık: Yağma suçunu oluşturan cebir veya tehdidin, mağdurun iradesini kıracak ve malı teslim etmesine veya alınmasına ses çıkaramayacak hale getirecek belirli bir 'yoğunlukta' ve 'ağırlıkta' olması gerekir. TCK m. 148/1, bu tehdidin niteliğini 'kendinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle' diyerek sınırlandırmıştır. a) Yağma Suçunu Oluşturan Tehdit: 'Cüzdanını vermezsen seni öldürürüm', 'Arabayı vermezsen evini yakarım' gibi, kişinin canına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik 'ağır ve ciddi' bir saldırı tehdidi olmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'Tehdit edilen kötülük ile malın teslimi arasında oran yoksa yine yağmadan bahsedilemez.' b) Yağma Suçunu Oluşturmayan Tehdit: Buna karşılık, TCK m. 106 kapsamına giren daha basit tehditler (örneğin 'Bana borcunu ödemezsen seni herkese rezil ederim') yağma suçunun unsuru olan tehdit ağırlığında değildir. c) Cebir Açısından Durum: Yağma suçundaki cebir, mağdurun direncini kırmaya yönelik fiziksel bir zorlamadır. Mağduru itmek, kolunu bükmek, hareketini engellemek gibi fiiller bu kapsama girer. Bu cebir, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralama boyutuna ulaşırsa, yağma suçunun içinde erir (bileşik suç). Ancak cebir, TCK m. 108'deki gibi sadece bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamak için kullanılıp bir malın alınması amacı taşımıyorsa, yağma değil, bağımsız cebir suçunu oluşturur. Sonuç olarak, yağma suçundaki cebir ve tehdit, malın alınması amacıyla kullanılan ve mağdurun direncini kıracak belirli bir ağırlığa sahip nitelikli bir cebir ve tehdittir. Her türlü cebir veya tehdit, bu suçun oluşumu için yeterli değildir.