Davalıların birden fazla olduğu bir davada (örneğin haksız fiil), davacının, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açma hakkı (HMK m. 7/1) ile zarar gören olarak kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açma hakkı (HMK m. 16) çatıştığında, Yargıtay'ın benimsediği çözüm nedir? Davacıya tanınan seçimlik haklar birbirini dışlar mı, yoksa bir arada mı uygulanır?
Davacıya farklı kanun maddeleriyle tanınan seçimlik yetki hakları, kural olarak birbirini dışlamaz; aksine, davacı bu haklardan herhangi birini tercih ederek davasını açabilir. Bu durum, 'yetki kurallarının yarışması' olarak da adlandırılır ve bu yarışmada tercih hakkı davacıya aittir. Yargıtay'ın Yaklaşımı: Yargıtay, özellikle haksız fiil ve tüketici uyuşmazlıkları gibi alanlarda, davacı/zarar gören/tüketici lehine getirilmiş olan özel yetki kurallarını, genel yetki kurallarını veya diğer seçimlik hakları daraltan değil, onlara ek bir seçenek sunan hükümler olarak yorumlamaktadır. 1) Haksız Fiil Davaları: Metindeki Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7687 E. sayılı kararında bu ilke açıkça görülmektedir. Davacı, HMK m. 6'ya göre davalının yerleşim yerinde, HMK m. 7/1'e göre davalılardan birinin yerleşim yerinde veya HMK m. 16'ya göre haksız fiilin işlendiği yerde, zararın meydana geldiği yerde ya da 'kendi yerleşim yerinde' dava açabilir. Bu yetkilerin tamamı seçimliktir. Davacı bunlardan herhangi birini seçtiğinde, diğerlerinin varlığına dayanılarak yetkisizlik itirazında bulunulamaz. Davacı, kendi yerleşim yerinde dava açma hakkını (HMK m. 16) kullandığında, davalılar 'ama bizim ortak yetkili yerimiz haksız fiilin işlendiği yerdir' (HMK m. 7/1, 2. cümle) diyerek itiraz edemezler. 2) Seçimlik Hakların Niteliği: Davacıya tanınan bu haklar, onun dava açmasını kolaylaştırmak ve hak arama özgürlüğünü etkin bir şekilde kullanmasını sağlamak amacını taşır. Bu nedenle, bir seçimlik hakkın kullanılması, diğerlerinin varlığını ortadan kaldırmaz. Davacı, somut olayın koşullarına göre kendisine en uygun olan yetkili mahkemeyi seçme serbestisine sahiptir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. sayılı kararında da, hem davalılar için ortak yetkili olan haksız fiilin işlendiği yerin hem de zarar görenin yerleşim yerinin yetkili olduğu kabul edilerek, davacıya tanınan seçimlik hakların bir arada var olabileceği zımnen kabul edilmiştir. Sonuç olarak, HMK m. 7/1'deki davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi ile HMK m. 16'daki zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi, davacı için alternatifli, seçimlik yetkili mahkemelerdir. Davacı bu seçeneklerden birini kullandığında, davasını yetkili mahkemede açmış sayılır. Bu haklar birbirini dışlamaz, bir arada davacının lehine uygulanır.