Bir ceza mahkemesi, sanığın eyleminin TCK'nın birden fazla maddesini (örneğin TCK m. 297/1 ve m. 191) ihlal ettiğini belirterek fikri içtima uygulamak istemektedir. Ancak hüküm fıkrasında, fikri içtima uygulanırken dayanak alınması gereken doğru kanun maddesi yerine (örn: 297. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesi) başka bir maddeyi (örn: 191. madde) göstermiştir. Bu durumun hukuki niteliği nedir ve Yargıtay bu tür bir hatayı nasıl düzeltir? (Yargıtay 8. Ceza Dairesi - Esas : 2017/11397 Karar : 2018/120)
Bu durum, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki uyumu bozan ve hükmün hangi yasal dayanağa göre kurulduğu konusunda belirsizlik yaratan bir usul hatasıdır. Hukuki niteliği, CMK m. 232/6'da düzenlenen 'uygulanan kanun maddelerinin... tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi' kuralının ihlalidir. 1) Hatanın Niteliği: Mahkemenin amacı fikri içtima uygulamak olsa da, hüküm fıkrasında bu uygulamaya dayanak teşkil eden yasal düzenlemeyi yanlış göstermesi, kararın hukuki temelini sakatlar. Hükmün denetimini yapan Yargıtay veya kararı okuyan taraflar, cezanın hangi hukuki mantıkla belirlendiğini net bir şekilde anlayamaz. Bu, kararın 'açıklık' ve 'belirlilik' ilkelerine aykırıdır. 2) Yargıtay'ın Yaklaşımı: Yargıtay, bu tür hataları bir bozma nedeni olarak kabul eder. Ancak, eğer hata, hükmün esasını etkilemeyen, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen ve basit bir maddi yazım yanlışından ibaretse, dosyayı ilk derece mahkemesine göndermek yerine, CMUK'un 322. maddesinin (veya yeni CMK'daki benzer düzenlemelerin) verdiği yetkiye dayanarak 'düzeltilerek onama' yoluna gider. Metindeki Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/11397 E. sayılı kararı bu duruma tipik bir örnektir. Kararda, mahkemenin TCK m. 297/1'deki fikri içtima kuralı yerine TCK m. 191'i göstermesi 'CMK.nun 232/6. maddesine aykırı' bulunmuş, ancak bu durumun 'yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen' bir hata olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, bu nedenle hükmü bozmamış, hüküm fıkrasındaki '191/1. maddesi' ibaresini çıkarıp yerine doğru olan '297. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesi' ibaresini yazmak suretiyle hükmü DÜZELTEREK ONAMIŞTIR. Bu yöntem, usul ekonomisi ilkesine hizmet eder ve yargılamaların gereksiz yere uzamasını engeller. Ancak hata, hükmün esasına ilişkin bir çelişki veya eksiklik içeriyorsa (örneğin, hangi suçun esas alındığı belli değilse), bu durumda düzeltme yoluna gidilmeyip hükmün bozulması gerekir. Sorudaki örnek, net bir maddi hata olduğu için düzeltilerek onama için uygundur.