HMK m. 7'nin uygulanmasında, birden fazla davalıya karşı açılan bir tüketici davasında, davalılardan birinin yerleşim yeri İstanbul'dur. Davacı tüketici, 6502 sayılı TKHK m. 73/5'e dayanarak davayı kendi yerleşim yeri olan Ankara'da açmak yerine, davalılardan birinin yerleşim yeri olan İstanbul'da açmıştır. İlk derece mahkemesi, 'tüketicinin yerleşim yeri' mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Bu karar hukuka uygun mudur? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/15438 E. sayılı kararını esas alarak, yetki kuralları arasındaki seçimlik ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318365

İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun değildir. Bu karar, tüketici lehine getirilmiş seçimlik yetki kurallarının yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. 1) Tüketici Davalarında Yetki Kuralları: Tüketici uyuşmazlıklarında yetki, hem genel hükümlere (HMK) hem de özel hükümlere (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun - TKHK) tabidir. - Genel Kural (HMK m. 6 ve m. 7): Dava, davalının yerleşim yerinde açılabilir. Davalı birden fazla ise, onlardan birinin yerleşim yerinde açılabilir. - Özel Kural (TKHK m. 73/5): 'Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.' 2) Yetki Kurallarının İlişkisi (Seçimlik Yetki): TKHK m. 73/5'teki '...tüketici mahkemesinde de açılabilir' ifadesi, bu yetkinin 'ilave' ve 'seçimlik' bir yetki olduğunu göstermektedir. Bu hüküm, HMK'daki genel yetki kurallarını ortadan kaldırmaz; aksine, tüketiciye ek bir seçenek sunar. Tüketici, davasını isterse genel yetki kurallarına göre davalının (veya davalılardan birinin) yerleşim yerinde, isterse de bu özel hükme dayanarak kendi yerleşim yerinde açabilir. Bu seçim hakkı tamamen tüketiciye aittir. 3) Yargıtay Kararı ve Değerlendirme: Metindeki Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/15438 E. sayılı kararında bu ilke net bir şekilde açıklanmıştır: 'Yetkiye ilişkin bu düzenlemeler seçimlik olup, tüketici isterse kendi yerleşim yerindeki isterse davalıların yerleşim yerlerinin birindeki tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Somut olayda davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin yerleşim yeri İstanbul olduğuna göre İstanbul Tüketici Mahkemeleri de yetkilidir. Hal böyle olunca davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.' Sorudaki olayda da davacı tüketici, HMK m. 7'nin kendisine tanıdığı hakka dayanarak, davalılardan birinin yerleşim yeri olan İstanbul'da dava açmıştır. Bu, geçerli bir yetki seçimidir. İlk derece mahkemesinin, tüketici lehine olan özel yetki kuralını (TKHK m. 73/5) mutlak ve tek yetkili mahkeme gibi yorumlayarak, davacının genel hükümlere göre yaptığı yetki seçimini yok sayması ve yetkisizlik kararı vermesi hatalıdır. Bu karar, kanunun tüketiciyi koruma amacına da aykırıdır.