Bir eser sözleşmesine dayalı alacak davasında davacı, iddiasını ispat için yemin deliline de dayanmıştır. Mahkeme, davacının diğer delillerle iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varmış ancak davacıya yemin teklif etme hakkını hatırlatmadan davayı reddetmiştir. Bu karar usulen doğru mudur? Mahkemenin bu konudaki yükümlülüğü nedir? (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Esas : 2019/3906 Karar : 2020/1771)
Mahkemenin bu kararı usulen doğru değildir ve bozmayı gerektirir. Davacının delil listesinde veya dava dilekçesinde 'yemin' deliline dayanmış olması, mahkemeye özel bir yükümlülük yükler. 1) Yemin Delilinin Niteliği: Yemin, bir tarafın, hakkında ispat yükü kendisine düşen bir vakıanın doğruluğu konusunda mahkeme huzurunda kutsal sayılan değerler üzerine beyanda bulunmasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) 'kesin delil' olarak düzenlenmiştir. Yani, usulüne uygun teklif edilen ve eda edilen yemin, hâkimi bağlar ve yemine konu olan vakıa ispatlanmış sayılır. 2) Mahkemenin Yükümlülüğü: Bir davada, ispat yükü kendisine düşen taraf (sorudaki olayda davacı), delil listesinde 'sair deliller' veya açıkça 'yemin' deliline dayanmışsa, mahkeme, diğer delillerle iddianın ispatlanamadığı kanaatine vardığında, davayı hemen reddedemez. HMK m. 227/2 uyarınca, 'Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez.' Bu hükümden ve genel usul ilkelerinden çıkan sonuca göre, mahkemenin, yemin deliline dayanan tarafa, bu hakkını kullanıp kullanmayacağını sorması ve yemin teklif etme hakkını hatırlatması gerekir. Bu, adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) bir gereğidir. 3) Yargıtay Kararı: Metindeki Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/3906 E. sayılı kararı bu ilkeyi net bir şekilde ortaya koymaktadır: 'Davacı tarafından delil listesinde yemin deliline başvurulmuş olup mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.' Kararda, mahkemenin yapması gerekenin 'davacı tarafından açıkça yemin deliline dayanıldığından mahkemece kanıtlanamayan hususlar hakkında davacının davalıya yemin yöneltme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret' olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, yemin deliline dayanmış olan tarafın bu hakkı, mahkeme tarafından hatırlatılmadan ve kullanma imkanı verilmeden davanın aleyhine sonuçlandırılması, usul kanununa açık bir aykırılık teşkil eder ve tek başına bir bozma nedenidir.