Bir tacir olan davalı, davacı ile arasındaki eser sözleşmesi ilişkisini inkâr etmektedir. Alacak miktarı HMK m. 200'deki senetle ispat sınırının üzerindedir. Davacı, delil olarak sadece davalının kestiği iddia edilen ve davalı tarafından kabul edilmeyen bir faturaya ve tanık beyanlarına dayanmaktadır. Mahkemenin bu delillere dayanarak davayı kabul etmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2525 sayılı kararı ışığında, davacının dayanabileceği diğer delil imkanları nelerdir?
Mahkemenin, davalının kabul etmediği bir fatura ve tanık beyanlarına dayanarak davayı kabul etmesi hukuka uygun değildir. Bu durum, senetle ispat kuralının ihlalidir. 1) Faturanın Delil Niteliği: Tek taraflı olarak düzenlenen ve karşı tarafça kabul edilmeyen (deftere kaydedilmeyen, itiraz edilen veya üzerine imza atılmayan) bir fatura, tek başına sözleşme ilişkisini ispatlayan yazılı bir delil (senet) niteliği taşımaz. Fatura, ancak karşı tarafın ticari defterlerine kaydedilmişse veya başka delillerle destekleniyorsa anlam kazanır. 2) Tanık Beyanlarının Değeri: Davalı sözleşme ilişkisini inkâr ettiğinden ve alacak miktarı HMK m. 200 sınırının üzerinde olduğundan, kural olarak tanık dinlenemez. Metindeki Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2525 sayılı kararında da bu durum net bir şekilde ifade edilmiştir: 'yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığından davalının dinlenmesine açıkça muvafakat etmediği tanık beyanları esas alınarak sözleşme ilişkisinin ispatlandığı kabul edilemez.' Davacının Başvurabileceği Diğer Deliller: Davacının iddiasını ispatlamak için başvurabileceği başka delil imkanları vardır. Yargıtay kararında da bu yollara işaret edilmiştir: a) Yazılı Delil Niteliğindeki Diğer Belgeler: Davalının veya yetkili temsilcisinin imzasını taşıyan bir 'teslim belgesi', 'irsaliyeli fatura', 'hakediş raporu' gibi belgeler, sözleşme ilişkisinin varlığını ispatlayan güçlü yazılı delillerdir. b) Kesin Deliller: - Ticari Defterler: Davacı, davalının ticari defterlerinin incelenmesini talep edebilir. Eğer davalının defterlerinde bu ilişkiye dair bir kayıt varsa, bu kesin delil niteliğinde bir ikrar sayılır. Davalı defterlerini ibrazdan kaçınırsa, bu durum HMK m. 222 uyarınca aleyhine sonuç doğurur. - Yemin: Davacı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa, mahkemeden davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasını isteyebilir. - İkrar: Davalının yargılama sırasında sözleşme ilişkisini kabul eden beyanları da kesin delildir. c) Delil Başlangıcı (HMK m. 202): Davacı, davalıdan sadır olmuş (gönderilmiş) ve ilişkiyi muhtemel kılan bir e-posta, faks, imzasız mektup gibi bir belge sunarsa, bu delil başlangıcı sayılır ve tanık dinletme hakkı kazanır. Sonuç olarak, mahkeme, sadece kabul edilmeyen fatura ve tanık beyanlarıyla akdi ilişkiyi ispatlanmış sayamaz. Davacının, yukarıda sayılan diğer yasal delillerle (özellikle yazılı delil, delil başlangıcı, ticari defterler veya yemin) iddiasını kanıtlaması gerekir. Aksi halde, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmelidir.