Bir ceza mahkemesi, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermiş, ancak kararda kanun yolunu 'tefhim veya tebliğden itibaren' başlatarak ve sürenin başlangıcını belirsiz bırakarak yanıltıcı bir ifade kullanmıştır. Ayrıca gerekçeli karar sanığa tebliğ edilmemiştir. Bu HAGB kararı kesinleşmiş sayılır mı? Denetim süresi işlemeye başlar mı? (Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Esas : 2017/6534 Karar : 2018/1153)
Hayır, bu şekilde usulüne uygun tefhim edilmeyen ve gerekçesi tebliğ edilmeyen HAGB kararı kesinleşmiş sayılmaz ve buna bağlı olarak denetim süresi de işlemeye başlamaz. Bu durumun hukuki analizi şöyledir: 1) Kanun Yolunun Doğru Gösterilmesi Zorunluluğu: Anayasa'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca, mahkemeler kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yollarına, hangi mercilere ve hangi süreler içinde başvuracağını açıkça ve yanılgıya yer vermeyecek şekilde belirtmek zorundadır. HAGB kararlarına karşı başvurulacak kanun yolu 'itiraz'dır (CMK m. 231/12) ve itiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gündür. 2) Yanıltıcı İfade ve Sonuçları: Mahkemenin, kanun yolunun başlangıcını 'tefhim veya tebliğden itibaren' şeklinde belirsiz bırakması, Anayasal ve yasal bir yükümlülüğün ihlalidir. Özellikle, duruşmada hazır bulunan sanığa kısa karar tefhim edildiğinde, süre tefhimle başlar. Gerekçeli kararın sonradan tebliği, ancak yoklukta verilen kararlar veya duruşmada hazır bulunmayanlar için süreyi başlatır. Metindeki Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/6534 sayılı kararında da, sanığın yüzüne karşı verilen kararda kanun yolu süresinin başlangıcının yanıltıcı şekilde belirtilmesi ve gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle, 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı' açıkça vurgulanmıştır. 3) Hukuki Sonuç: HAGB kararı usulüne uygun tefhim/tebliğ edilip kesinleşmediği için, CMK m. 231'de öngörülen 5 yıllık denetim süresi hukuken başlamış sayılmaz. Bu nedenle, mahkemenin bu 'sözde' denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen yeni bir suç nedeniyle veya denetimli serbestlik yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesiyle önceki hükmü açıklaması hukuka aykırıdır. Yargıtay, bu tür bir durumda, açıklanan hükmü bozarak, öncelikle ilk HAGB kararının usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilip kesinleşme sürecinin tamamlanması gerektiğini belirtmektedir. Yani, hukuki süreç en başa, HAGB kararının kesinleştirilmesi aşamasına döner.