375 sayılı KHK Geçici 35. maddeye dayanılarak hakkında kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilen bir memur, işleme karşı iptal davası açmıştır. Davalı idare, işlemin gerekçesi olarak memurun çocuğunu FETÖ ile iltisaklı olduğu iddia edilen bir okula göndermiş olmasını göstermiştir. Bu gerekçe, tek başına 'iltisak veya irtibat'ın varlığı için yeterli midir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1958 E. sayılı kararı ve Anayasa'nın eğitim hakkına ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318353

Memurun çocuğunu, sonradan FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okula göndermiş olması, tek başına 'iltisak veya irtibat'ın varlığını kanıtlamak için yeterli ve hukuken geçerli bir gerekçe değildir. Bu gerekçenin hukuka aykırılığı birkaç temel ilkeye dayanmaktadır: 1) Ceza Sorumluluğunun ve Disiplin Sorumluluğunun Şahsiliği: Anayasa m. 38/7'de düzenlenen bu ilke uyarınca, kişi ancak kendi eylemlerinden sorumlu tutulabilir. Çocuğunun hangi okula gideceği konusundaki bir tercih, doğrudan memurun örgütsel bir faaliyet içinde olduğunu göstermez. Bir ebeveynin, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'nın ruhsatıyla yasal olarak faaliyet gösteren bir okula çocuğunu göndermesi, örgütsel bir tavır olarak nitelendirilemez. 2) Eğitim ve Öğrenim Hakkı: Anayasa m. 42, eğitim ve öğrenim hakkını temel bir hak olarak güvence altına alır. Velilerin, çocuklarının eğitimi için yasal sınırlar içinde faaliyet gösteren kurumlar arasından tercih yapma hakkı vardır. Devletin yasal olarak faaliyetine izin verdiği ve hatta bazen teşvik verdiği bir okula çocuğunu gönderen bir ebeveynin, yıllar sonra bu tercihinden dolayı örgütle 'iltisaklı' sayılarak yaptırıma maruz bırakılması, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırıdır. 3) Yargıtay İçtihadı: Metinde atıf yapılan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 03.12.2018 tarihli ve E: 2018/1958; K: 2018/4762 sayılı kararı, bu konudaki en net içtihatlardan biridir. Kararda, sanığın 'Çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği' açıkça belirtilmiştir. Ceza hukuku açısından örgütsel bir faaliyet sayılmayan bu eylemin, daha geniş bir yorum alanı olan 'iltisak/irtibat' için tek başına yeterli kabul edilmesi, orantılılık ilkesiyle bağdaşmaz. 4) Diğer Kriterlerle Değerlendirme: İdari yargı, bu tür bir iddiayı değerlendirirken, okulun ikamet adresine yakınlığı, başarı durumu, verilen teşvikler gibi objektif tercih sebeplerinin olup olmadığını da araştırır. Eğer velinin tercihinin arkasında, çocuğunun daha iyi eğitim alması gibi makul ve hayatın olağan akışına uygun sebepler varsa, bu durum örgütsel bir bağ olarak yorumlanamaz. Sonuç olarak, tek başına çocuğunu belirli bir okula gönderme eylemi, somut, örgütsel bir tavır veya faaliyeti gösteren başka delillerle desteklenmedikçe, bir kamu görevlisinin ihraç edilmesi için hukuken geçerli bir gerekçe oluşturmaz.