375 sayılı KHK Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarma işlemine karşı açılan bir iptal davasında, idare mahkemesi ara kararıyla davalı idareden ve ilgili kurumlardan (MASAK, TMSF, EGM vb.) davacıya ilişkin bilgi ve belgeleri istemiştir. Bu durum, idari yargılamanın temel ilkelerinden olan 're'sen araştırma' ilkesinin bir yansıması mıdır? Bu ilkenin, özellikle ispat yükünün kime ait olduğu konusundaki genel hukuk kurallarına etkisini açıklayınız.
Evet, idare mahkemesinin ara kararıyla ilgili kurumlardan bilgi ve belge istemesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 20. maddesinde düzenlenen 're'sen (kendiliğinden) araştırma' ilkesinin tipik bir yansımasıdır. Bu ilkenin, hukuk yargılamasından farklı olarak ispat yükü kurallarına önemli etkileri vardır. 1) Re'sen Araştırma İlkesi: İdari yargıda, tarafların getirdiği delillerle yetinilmeyip, mahkemenin maddi gerçeği ortaya çıkarmak için kendiliğinden araştırma yapma, delil toplama yetkisi ve görevi vardır. Bu ilkenin temelinde, idari işlemlerin kamu yararı amacıyla yapıldığı varsayımı ve idare ile birey arasındaki güç eşitsizliğini dengeleme amacı yatar. Metindeki ara karar örneğinde, mahkemenin davacının ByLock, ankesör, Bank Asya, dernek üyeliği gibi idarece ileri sürülen iddiaların doğruluğunu teyit etmek için ilgili tüm kurumlara yazı yazması, bu ilkenin doğrudan bir uygulamasıdır. 2) İspat Yüküne Etkisi: Medeni usul hukukunda temel kural 'iddia edenin iddiasını ispat etmesi'dir (müddei iddiasını ispata mecburdur). İdari yargıda ise re'sen araştırma ilkesi nedeniyle bu kural yumuşar. Davacı (kamu görevlisi), işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederken, işlemin dayanağı olan tüm gizli bilgi ve belgelere sahip olmayabilir. Bu deliller genellikle davalı idarenin elindedir. Re'sen araştırma ilkesi sayesinde, mahkeme, ispat yükünü fiilen idareye yöneltir. Yani idare, tesis ettiği işlemin hukuka uygun olduğunu, dayandığı sebeplerin ve maddi vakaların gerçek olduğunu somut delillerle ispat etmekle yükümlü hale gelir. Mahkemenin ara kararıyla bilgi ve belge istemesi, aslında davalı idareye 'dayandığın gerekçeleri ispatla' demektir. Eğer idare, mahkemenin istediği bilgi ve belgeleri sunamaz veya sunulan belgeler iddiayı kanıtlamazsa, işlem gerekçe ve sebep unsurları yönünden sakat kabul edilir. Sonuç olarak, idari yargıdaki re'sen araştırma ilkesi, ispat yükü kuralını davalı idare aleyhine, davacı birey lehine dengeler. Mahkemenin delil toplama yetkisi, idarenin soyut iddialarla ve varsayımlarla işlem tesis etmesinin önüne geçer ve işlemin hukuka uygunluğunun maddi delillerle kanıtlanmasını zorunlu kılar.