Davacı, davalı ile aralarında sözlü bir kira sözleşmesi bulunduğunu iddia ederek itirazın iptali davası açmıştır. Davalı ise kira ilişkisini tamamen inkâr etmiştir. Yıllık kira bedeli, HMK m. 200'deki senetle ispat sınırının üzerindedir. Davacı, iddiasını hangi delillerle ispatlayabilir? Tanık dinletebilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/7953 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?
Bu durumda ispat yükü, kira ilişkisinin varlığını iddia eden davacı üzerindedir (TMK m. 6, HMK m. 190). Yıllık kira bedeli HMK m. 200'deki senetle ispat sınırını aştığı için, davacı bu hukuki ilişkiyi (sözlü kira sözleşmesini) kural olarak senetle, yani yazılı bir belge ile ispat etmek zorundadır. Davalının kira ilişkisini inkâr etmesi karşısında davacının başvurabileceği deliller ve tanık dinletme imkanı şöyledir: 1) Yazılı Delil (Senet): Davacının öncelikli olarak sunması gereken delil, taraflar arasında bir kira ilişkisi olduğunu gösteren yazılı bir belgedir. Bu, tam bir kira sözleşmesi olabileceği gibi, davalıdan sadır olmuş (imzalanmış) ve kira ilişkisine işaret eden bir ödeme makbuzu, bir mektup, e-posta veya mesajlaşma kaydı gibi belgeler de olabilir. 2) Tanık Dinletme İmkanı: Kural olarak, HMK m. 200 gereği bu uyuşmazlıkta tanık dinlenemez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/7953 E. sayılı kararında da 'Yıllık kira miktarına göre tanıkla kanıtlanma olanağı da bulunmamaktadır.' denilerek bu kural vurgulanmıştır. Ancak, tanık dinletmenin iki istisnai yolu vardır: a) Karşı Tarafın Açık Muvafakati (HMK m. 200/2): Davalı, tanık dinlenmesine açıkça muvafakat ederse, mahkeme tanık dinleyebilir. Ancak davalının kira ilişkisini tamamen inkâr ettiği bir durumda bu muvafakati vermesi beklenmez. b) Delil Başlangıcı (HMK m. 202): Davacı, iddia ettiği kira ilişkisini muhtemel gösteren ve davalı tarafından verilmiş veya gönderilmiş bir belge (örneğin imzasız bir not, paraflı bir ödeme planı, bir e-posta) sunabilirse, bu 'delil başlangıcı' sayılır ve bu durumda iddiasını tanıkla ispatlama imkanına kavuşur. 3) Kesin Deliller (Yemin, İkrar): Davacı, yazılı delil veya delil başlangıcı sunamıyorsa, son çare olarak diğer kesin delillere başvurabilir. Dava dilekçesinde 'yemin' deliline dayanmışsa, mahkeme davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatmalıdır (HMK m. 227). Davalı yemini eda ederse davacı davayı kaybeder, etmezse davalı kira ilişkisini ikrar etmiş sayılır ve davacı davayı kazanır. Ayrıca, davalının yargılama sırasındaki beyanları (örneğin cevap dilekçesi, duruşmadaki sözleri) kira ilişkisinin varlığına dair bir 'ikrar' (HMK m. 188) içeriyorsa, bu da kesin delil sayılır. Sonuç olarak, Yargıtay kararı doğrultusunda, davacı öncelikle yazılı delille iddiasını ispatlamalıdır. Yazılı delil yoksa, delil başlangıcı sunarak tanık dinletme yolunu açabilir. Bu da yoksa ve dilekçesinde dayanmışsa, yemin deliline başvurabilir. Bu yollardan hiçbiriyle kira ilişkisini ispatlayamazsa, davanın reddedilmesi gerekir.