Bir ceza davasında, yerel mahkeme direnme kararı vermiştir. Ancak gerekçeli direnme kararında, Yargıtay'ın bozma ilamına neden uyulmadığına dair herhangi bir gerekçe göstermemiş, sadece ilk hükmündeki gerekçeyi tekrar etmekle yetinmiştir. Bu şekilde oluşturulan bir direnme kararı usulüne uygun mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu durumu nasıl değerlendirir? (YCGK - Karar: 2018/267)
Bu şekilde oluşturulan bir direnme kararı, usulüne uygun değildir ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından esasa girilmeden, usulden bozulur. Bunun nedenleri şunlardır: 1) Direnme Kararının Hukuki Niteliği: Direnme kararı, ilk derece mahkemesinin, Yargıtay'ın bozma kararındaki hukuki görüşe katılmadığını ve kendi ilk kararının doğruluğunda ısrar ettiğini belirttiği yeni bir hükümdür. Bu nedenle, direnme kararının da Anayasa'nın 141. ve CMK'nın 34. maddeleri uyarınca 'gerekçeli' olması zorunludur. 2) Gerekçenin Kapsamı: Direnme kararının gerekçesi, ilk hükmün gerekçesinin tekrarından ibaret olamaz. Direnme kararının gerekçesi, mahkemenin Yargıtay'ın bozma ilamındaki tespit ve hukuki değerlendirmelere neden katılmadığını, bozma gerekçelerini hangi hukuki argümanlarla çürüttüğünü ve kendi ilk kararının neden hukuka daha uygun olduğunu açıkça ve somut bir şekilde ortaya koymalıdır. Yani gerekçe, 'direnmenin gerekçesi'ni içermelidir. 3) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Değerlendirmesi: Metinde atıf yapılan YCGK'nın 2018/267 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay bu durumu 'usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmemesi' olarak nitelendirmektedir. Kararda, 'bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.' denilmiştir. YCGK, bu tür bir kararla karşılaştığında, uyuşmazlığın esasına (örneğin suçun sabit olup olmadığına) girmeden, öncelikle bu usuli eksiklik nedeniyle direnme hükmünü bozar ve dosyayı, usulüne uygun, gerekçeli bir direnme kararı oluşturması için yerel mahkemeye geri gönderir. Sonuç olarak, Yargıtay'ın bozma ilamına neden uyulmadığını açıklamayan, sadece ilk hükmün tekrarından ibaret olan bir direnme kararı, 'gerekçesizlik' nedeniyle usulen sakattır ve bu durum tek başına bir bozma sebebidir.