TCK m. 149/1-b'de düzenlenen 'kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle' nitelikli yağma suçunun kapsamına, failin yüzünü maske veya kar maskesi gibi bir cisimle kapatmasının yanı sıra, imzasız bir mektupla tehdit ederek para istemesi de girer mi? Maddenin gerekçesini ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/4836 sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.
Evet, imzasız bir mektupla tehdit ederek para istemek de TCK m. 149/1-b'de düzenlenen 'kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması' nitelikli hali kapsamına girer. Bu nitelikli hal, sadece failin fiziksel görünümünü değiştirmesiyle sınırlı değildir; kimliğini gizleyerek mağdur üzerindeki korkuyu artıran ve suçun aydınlatılmasını zorlaştıran her türlü yöntemi kapsar. 1) Nitelikli Halin Amacı: Bu nitelikli halin düzenlenme amacı iki yönlüdür: a) Failin kimliğinin tespitini (teşhisini) zorlaştırmak. b) Kimliği belirsiz bir failin yarattığı korku ve panik ortamından faydalanarak mağdurun direncini daha kolay kırmak. 2) Kapsamı ve Madde Gerekçesi: TCK m. 149'un gerekçesinde, bu nitelikli hale ilişkin olarak açıkça örnekler verilmiştir. Gerekçeye göre; 'örneğin tehdidin imzasız veya korku salmış bir kişinin ismiyle veya rumuzuyla yahut sahte imzayla imzalanmış bir mektupla yapılmış olması halinde, faile bu nitelikli halin uygulanacağı açıklanmıştır.' Bu gerekçe, kanun koyucunun 'kendini tanınmayacak hale koyma'yı sadece fiziksel gizlenmeyle sınırlamadığını, kimliğin belirsiz bırakıldığı her türlü yöntemi kapsadığını göstermektedir. İmzasız mektup, failin kimliğini gizleyerek arkasına saklandığı bir 'maske' işlevi görür. Mağdur, kimden geldiği belli olmayan bu tehdit karşısında daha büyük bir korku ve belirsizlik yaşar. 3) Yargıtay Kararı: Metinde yer alan Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/4836 sayılı kararı da bu yorumu doğrulamaktadır. Kararda, 'yakınanın kapısının önüne, kendi adını belirtmeden veya kim olduğuna dair bir ifade kullanmadan imzasız mektup bırakıp tehdit ederek para isteyen sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 149/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu' belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinin eylemi basit yağma (TCK m. 148) olarak nitelendirmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, 'kendini tanınmayacak hale koyma' ifadesi geniş yorumlanmalıdır. Failin yüzünü örtmesi, sahte kimlik kullanması, sesini değiştirmesi gibi fiziksel yöntemlerin yanı sıra; imzasız veya sahte isimli mektup, e-posta veya mesaj göndermek gibi kimliğini gizleyen iletişim yöntemleri de bu nitelikli halin uygulanmasını gerektirir.