HMK m. 7'nin uygulanmasında, davalılardan birinin yetki itirazının usulüne uygun olmaması (örneğin, süresinde yapılmaması veya yetkili mahkemeyi göstermemesi), diğer davalıların yetki durumunu nasıl etkiler? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. sayılı kararındaki olayı esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318327

Davalılardan birinin yetki itirazının usulüne uygun olmaması, davanın açıldığı mahkemenin o davalı yönünden yetkili hale gelmesine neden olur (HMK m. 19/4). Bu durum, HMK m. 7/1'in birinci cümlesinin uygulanması için bir zemin oluşturur ve diğer davalıların yetki itirazlarını etkisiz kılabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. sayılı kararındaki olayda bu durum net bir şekilde görülmektedir. Karardaki olayın analizi şöyledir: 1) Usulsüz Yetki İtirazı: Davalılardan biri olan A, dava dilekçesi kendisine tebliğ edildikten sonra yasal cevap süresi geçtikten sonra yetki itirazında bulunmuştur. Diğer davalı B ise cevap dilekçesinde açıkça bir yetki itirazı yapmamıştır. HMK m. 19/2'ye göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ve süresi içinde yapılması gerekir. Bu yapılmadığı için, HMK m. 19/4 uyarınca dava açılan ... Mahkemesi, davalılar A ve B yönünden yetkili hale gelmiştir. 2) Diğer Davalılar Üzerindeki Etkisi: Dava açılan mahkeme, en az bir davalı yönünden (usulsüz itiraz nedeniyle) yetkili hale geldiğinde, HMK m. 7/1'in ilk cümlesi devreye girer: 'Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.' Bu hüküm, sadece davalının gerçek yerleşim yeri mahkemesini değil, usuli olarak yetkili hale gelen mahkemeyi de kapsayacak şekilde geniş yorumlanabilir. Bir davalı için yetkili hale gelen mahkeme, artık diğer davalılar için de yetkili sayılır. Bu nedenle, usulüne uygun ve süresinde yetki itirazında bulunan diğer davalıların itirazları da sonuçsuz kalır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/16563 E. sayılı kararında da benzer şekilde, borçlulardan birinin yetkiye itiraz etmemesiyle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği ve bu durumda diğer borçlunun yetki itirazında bulunamayacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, davalılardan birinin yetki itirazını usulüne uygun yapmaması, davanın açıldığı mahkemeyi o davalı için yetkili kılar. Bu durum, HMK m. 7/1 gereğince mahkemeyi tüm davalılar için yetkili hale getirir ve usulüne uygun itirazda bulunan diğer davalıların itirazlarının da reddedilmesine yol açar.